Sevdiklerimizin seçimlerini hep biz yapsak ne güzel olurdu değil mi?

Çoğumuz, yakın çevremizin aldığı kararlar konusunda çok hassasız. Özellikle sevdiğimiz kişi önemli bir kararın arifesinde ise tecrübelerimizin sesi normalden çok daha yüksek çıkmaya başlar. Tabii hepimiz iyi insanlar olduğumuz için (?) en iyisi, en güzeli olsun isteriz. Her söylediğimiz kelime sevdiklerimizin mutluluğu içindir.


İnsanlar başkaları adına doğruya karar verirken hangi mutluluk ölçütünü kullanıyorlar?

Bir kişinin mutluluk formülü herkeste işe yarar mı?

Parasızlık sebebiyle çok sorun yaşayan biri ile kariyer konusunda hedeflerini gerçekleştiremeyen biri aynı tavsiyeleri verir mi?

Eksik olanı arama kaygımız bazı değişkenleri olduğundan daha önemli kılar mı?


Kendi tecrübelerimize göre tavsiye vermemiz çok doğal fakat kendi mutluluk ölçütümüz ile başkalarının nasıl mutlu olacağına karar vermemiz biraz problemli… Çünkü mutluluğun genelgeçer bir formülü yoktur. Her insan için değişkenler farklı miktarda etkilidir. Daha da önemlisi: Tecrübelerimiz düşündüğümüz kadar değerli olmayabilir.

Birkaç yıl önce benden yaş olarak büyük biriyle arkadaşlık tanımı üzerine tartışıyorduk. Ben daha önce insanlara benimle aynı pencereden bakan birini görmemiştim. Dolayısıyla bu konuda beni anladığını düşünmediğim insanların fikirlerine de çok güvenemiyordum. Fakat tartıştığım kişi ben yaşlardayken arkadaşlığa nasıl baktığını anlatınca şok oldum. En akla gelmeyecek kaygılarımız bile aynıydı. Üst üste kurduğu cümleler sonucunda ben yenilgiyi kabullenmiştim. Beyaz bayrağımı kaldırdım ve “o zaman senin yaşlarına geldiğimde ben de böyle düşünmeyeceğim” dedim.

Bunlar benim tecrübelerim Cihan, belki sen bu fikirleri yaşatmakta benden daha başarılı olursun.

Halihazırda sahip olduğum düşüncelerimin bana mutsuzluk getireceğine inanan ve benim için endişelenen insan, beni ikna etmiş ve tartışmayı kazanmıştı. Yine de ben teslim olduğum an yukarıdaki cümleyi kurdu. Belki sen daha başarılı olursun. Benim için neyin iyi olacağını söylüyordu ama söylediği her şeyin kendi tecrübesi olduğunu ısrarla dile getiriyordu. Benim için duyduğu endişenin de kendi yaşadıklarının da bir dayatmaya dönüşmesinden özenle kaçınıyordu. Sizce neden böyle davranıyordu? Bu kadar saygılı kaç tavsiye işittiniz?

Geleceğiniz ile ilgili seçim yapmak her zaman kumardır. Çünkü genelde önümüze çıkan yolların doğru olup olmadığını o yolda ilerledikten sonra anlarız. Aranızda belki de üniversite tercihi yapacak arkadaşlar vardır. Bu süreçte hatta hayatınızın kalanında dinlediğiniz tavsiyelere dikkat edin.1 Her seçeneğe olumsuz bir şey söyleyip son kalan seçeneğe “sen bilirsin” diyen insanlar, muhtemelen kendi tecrübelerine fazla değer veren ve mutluluk tanımının genelgeçer olduğuna inanan insanlardır. Yani aldığınız tavsiyeler sizden bağımsız olarak belirlenmiş fikirlerdir ve dolayısıyla sizi yanlış yönlendirebilir.

Kararlarımızın tarafsızlığını bozan bir diğer etmen de bize ait değerleri koruma isteğimizdir. Bu istek bize, mecbur olmadığımız şeylere mecbur olduğumuzu düşündürtür. Mesela mühendisliğin üçüncü yılında mühendis olmak istemediğinizi anlarsanız emeklerine kıyamaz ve büyük olasılıkla okulu tamamlarsınız. Sonra iş bulma kısmı gelince de bu kez diplomanıza kıyamaz yine mühendislik yaparsınız. Elinizdeki değeri koruma isteği sizi bir şeylere mecbur etmiştir. O nedenle emeğinizi de yaratıcılığınızı da ilişkilerinizi de gerektiğinde çöpe atmaktan korkmayın.2

Ekonomik olarak herkesin bu kadar zorlandığı dönemde mutluluğu kovalamanın biraz lüks olduğunun da farkındayım. Hatta bu lüks benim de sahip olamadığım bir lüks. Eğer şartlar sizi gerçekten bir şeye zorluyorsa (örneğimize göre mühendislik yapmak) geçici olarak yapabilir ve şartları değiştirmek için gözünüzü açık tutabilirsiniz. Doğru yere bakıyorsanız doğru zaman da elbet gelir. Önemli olan: Mutluluğu nerede arayacağınıza kendiniz karar vermenizdir.

1, 2 Bildiğiniz gibi söylediğim her şey kişisel yorumlarımdır ve yatırım tavsiyesi değildir. : )


Mutluluğun formülüne kişisel çarpan ekleyebilenlere, “ben demiştim” cümlesinden kaçınanlara, yedi milyar zombiden biri olmamak için çabalayanlara ve en önemlisi kendini keşfe çıkanlara selamlar.

Nereyi Yazalım Abi Podcast Kapak Fotoğrafı

Nereyi Yazalım Abi #2 – Denizli – Pamukkale Üniversitesi

1.7 Milyar Dolar Yatırımla Netflix’e Yeni Rakip: Quibi