Tarantino’yu Neden Tanımalıyız?

“Olur da bir yerde konusu geçerse bu isim size yabancı gelmesin diye anlatıyorum. Sinema deyince en azından bir-iki köşeden ismini duyabileceğiniz bir adam: Quentin Tarantino. Bu adamı tanımanız için sürüyle nedenler olabilir fakat ben bu adamı tanımanız için size sadece ‘üç’ neden sunacağım.
 
Açıkçası en baştan başlamak gerekirse, bu adamı tanımam şöyle olmuştu. Rezervuar Köpekleri, orijinal adıyla ‘Reservoir Dogs’ isimli filmi Türkçe Dublajlı bir şekilde izledim.(Siz siz olun, dublaj değil de Türkçe Altyazılı izlemeye çalışın, ben şahsen daha çok keyif alıyorum) Eskiden daha çok film ve televizyonla ilgiliydim, bu yüzden o an bile benim ilgimi çekmişti bu şahıs. Filmlerinde etkilendiğim noktalar belliydi aslında. Kamera açıları, diyalogların akıcılığı, karakterlerin huzursuzluğu, bunları bir kelimede ele alacak olursak da ‘doğallık’ diyebiliriz.

Tam olarak bu işte, bu adamın sanatında doğallık var. Geçenlerde sosyal mecra sayfalarından birinde bir paylaşım gördüm. “2016’nın yönetmeni Quentin Tarantino mu?” gibisinden bir paylaşım yapıldı. Güldüm, haklı buldum. Olsa olsa arkasında o adam olmalıydı, niye mi? Bu yılda yaşanan olayları hepimiz bizzat gördük, ülkemizde yaşananlar, Fransa’da yaşananlar, rüyalar ülkesi ABD’de yaşananlar vs. Oldukça aksiyonlu bir yıl geçirdik öyle değil mi? Halen de devam etmekte. Tarantino’nun filminde de bu var işte, kimi zaman aksiyon, kimi zaman durağanlık ve onun dışında da birçok türden olaylara yer vermesi. Tabi unutulmaması gereken bir de olaylar karmaşası var. Tarantino olayı karışık anlatmaktan zevk alan birisi sanırım, onun filmlerini de orijinal yapan bu olsa gerek.

Geçtiğimiz aylarda bir haber okumuştum kendisi ile ilgili. Şu zamana kadar kendisinin yanlış aklımda kalmamışsa yazıp yönettiği ve oyunculuk yaptığı(en azından benim izlediğim 3 filmde) 8 film bulunuyor. Bunlara 2 film daha ekleyip sinema kariyerini noktalayacağını dair bir açıklama yapmış. Açıkçası üzülmedim, gerçekten sevindim diyebilirim. Ben şahsen sadece bu zamana kadar üç filmini izledim. Üçünde de belli bir kalite, bir doğallık söz konusu. İzlediğim filmler sırasıyla şöyleydi; Rezervuar Köpekleri(Reservoir Dogs), Ucuz Roman(Pulp Fiction) ve Nefret Sekizlisi(The Hateful Eight). Son yapmış olduğu film de sekizinci filmi olduğundan dolayı muhtemelen öyle bir isim kullanmış. Nerede kalmıştık, yani gerçekten sevindim. Böyle bir adam en azından benim gerçekten beğendiğim bir sinema adamı 10 film yapıp noktalayacak kariyerini. 10 numara bir adam diyebiliriz kendisi için.
 
Üç nedenden bahsetmiştim, üç neden de bu üç filmiydi açıkçası, yani ben izlediğim üç film. Diğer beşini izlemediğim için yorum yapamam. Ama izlediklerimle alakalı şöyle ortalama bir yorum yapabilirim sizler için. Ortak bir yorum yapacağım sadece üç film adına. Başta da dediğim gibi kamera açıları, gerek senaryo, gerek karakterlerin jest ve mimikleri olayın büyüsünü doğal bir şekilde ortaya koyuyor. Hani sanki bir an siz de içindeymişsiniz gibi bir hava uyandırıyor. Şuan 3D gözlüklerinin yaşatmaya çalıştığını Tarantino oradaki havayı size yakınlaştırarak bunu yaşatabiliyordu yani. Tabi siz de gerçekten kendinizi o havaya getirebilirseniz.
 
Üç filmde de dikkat ettiklerim arasında, suçlu tiplerin hayatına, psikolojik durumuna, korkuya, nefrete yer veriliyor. bu filmlerde genelde bir karakter psikopattır emin olabilirsiniz. bir zeki adam, bir psikopat adam, bir olaylardan habersiz saf bir adama yer veriliyor. Ortak olarak bunları fark ettim ben. Genelde bir de konuşulan şu konu vardı, Tarantino’nun filmlerinin genelde aynı evrende geçtiğine dair, ben üç filmde de bunu görebildim diyebilirim. Genelde suçlular üzerinde duruyor bu yönetmen bu filmlerde. Suçlu şahıslara. Hatta olayı tüm çıplaklığı ile ortaya koyuyor diyebilirim. Bu yüzden ailenizle izlemenizi tavsiye etmem kesinlikle, olur da sıkı bir arkadaşınız varsa onunla izleyebilirsiniz. Işıkları kapatın ve kendinizi bu eserlere bırakın. Tarantino’nun bir alışılmış durumu varsa filmlerinde genelde aynı oyuncuları kullanması. Hatta özellikle son filmi olan Nefret Sekizlisi’nde diğer filmlerinde yer alan önemli karakterlerden harika bir oyuncu kadrosu oluşturmuştu diyebilirim. Hani ülkemizden benzetecek olursak, Cem Yılmaz diyebiliriz. Çoğunlukla filmlerinde aynı karakterler ile birlikte yer alıyor.
 
Son olarak şu şekilde noktalamak istiyorum yazımı, hani ben özellikle son zamanlarda çok sinema ile alakalı biri olmasam da, açıkçası sizlere daha çok kitap okumanızı öneririm. Yalnız film izleyeceksiniz de, kitaptaki doğallık kadar olmasa da ona yakın bir doğallığı bu adamın filmlerinde bulabileceğinize inanıyorum. Sizi koltuğunuzdan alıyor birden ya at sırtındaki bir kovboy ya da bir soygundan kaçmakta olan gangsterin yanına getiriyor. En beğendiğim filmi arasında seçim yapamıyorum bazen sadece üç tane olmasına rağmen. Ucuz Roman ve Rezervuar Köpekleri arasında. İkisinde de çok farklı bir büyülü hava var. Sanıyorum ki kovboy hayatı biraz uzak kalıyor bana.
 
İyi seyirler. 🙂
Paylaş
Neden Olmasın Ekibi

Büyük fikirler, kalpten doğar.

Bir cevap yazın