in

Tanrıların Galası

Tanrılar arasında bir düzen vardı. Hiyerarşiden uzak bu düzen, üstünlük kaygısından da uzaktı. En azından öyle görünüyordu. Bir gün Neromi adındaki Tanrı, hiçbir şey olmamasından çok sıkıldı. Bir şeyleri değiştirmesi gerekiyordu. Tanrılar arasında bir savaş başlatmak iyi bir fikir değildi. Uzun zamandır bir dostluk hakimdi. Yine de bir şeylerin değişmesi gerekiyordu.

Neromi’nin bu arayışı, evren yaratma fikri ile son buldu. Evren, Neromi’nin hesaplayarak belirlediği fizik kurallarına göre oluşacaktı. Neromi, neden sonuç ilkelerine ve kurallara dayanan bir evren yaratma konusunda heyecanlıydı. Tanrısallıktan nispeten uzaklaşma fikri  de hoşuna gitmişti. Tüm bunlar birleşti ve büyük patlama…

Neromi, tanrıların sıkça bir araya geldiği Nilaron’un altında kalacak şekilde evreni yerleştirdi. Tanrıların, bu muhteşem manzaranın keyfini sürmelerini istiyordu. Öyle de oldu. Yeni manzaralarını heyecanla karşılayan tanrılar evren ile ilgili sorular soruyorlar ve çalışması için Neromi’yi takdir ediyorlardı. Neromi istediğini almış ve tatmin duygusuna ulaşmıştı. Fakat zamanla diğer tanrılar da fikir üretmeye başladı.

Neromi şu kısmını şöyle mi yapsak yahu?

Neromi, yarattığı her şeyi kendi kuralları çerçevesinde yaratmıştı ve bundan bir haber tanrıların fikirlerini önemsemiyordu. Fakat fikir vermekten ziyade müdahale eden bazı tanrılar Neromi’yi kızdırmıştı. Ulteros da bunlardan biriydi. Birkaç galaksiyi birleştiren Ulteros,  Neromi’ye “Buraya benim adımı verelim mi?” şeklinde ciddi olmayan bir teklifle gitmişti. Evrenin işleyişi bu sebepten bozulmuş ve düzeltmek zaman almıştı.

Tanrıların bir şeyleri değiştirme çabasından rahatsız olan Neromi, kusur bulanamayacak ve ağızları açık bırakacak bir şeyler yapmak istiyordu. Bu kez diğer tanrılara söyleyecek söz kalmayacaktı. Fakat detaylı bir çalışma yapacağı için zamana ihtiyacı vardı. Keza kendi yazdığı kurallara bağlı kalmak istiyordu. Bu sebeple diğer tanrıların dikkatini çekmeyecek çok küçük bir alan seçti. Bu Samanyolu Galaksisi’ydi. Evren’in milyarda birinden bile çok daha küçük bir kısımdı.

Güneş Sistemi’ni bu galaksi içerisinde küçük bir bölgede yarattı. Ardından da Dünya onun özel ilgi alanı olacaktı.

Yazdığı fizik kurallarını bozmadan ama gizleyerek Dünya’yı yarattı. Evren’in diğer tüm parçalarından çok daha farklı görünüyordu. Oldukça güzel bir gezegen yaratmakla yetinmemiş, üzerinde milyonlarca canlı türü oluşturmuştu. Her biri hayatta kalabilmek adına farklılıklar geliştirmiş, özgün biçimde uyum sağlamıştı. Tabii bunu sağlayabilmek milyarlarca detayı da beraberinde getirmişti. Dünya’daki her şey birbirine o kadar bağlıydı ki en ufak bir değişiklik dengenin bozulmasına sebep olacaktı. Neromi’nin amacı da buydu. Sadece takdir almak istiyordu. Eserine kimse müdahale etmemeliydi.

Sonunda her şey hazırdı ve Neromi’nin diğer tanrılara büyük eserini gösterme vakti gelmişti.


Nilaron’a gitti. Tüm tanrıların orada toplanması için çağrıda bulundu. Evren tam altlarındaydı ve eskisi kadar ilgi görmüyordu. Tanrılar bir araya geldikten sonra Neromi, manzarayı dikkatlerin Dünya’ya çekileceği şekilde düzenledi. Bir anda Tanrılar arasında sesler yükselmeye başladı. Dünya fazlasıyla mükemmeldi. Canlı yaratma fikri, Neromi’nin düşündüğünden daha fazla ilgi görmüştü.

Bizim suretimizden bir şey yaratman dahice Neromi!

Neromi tüm çabalarının karşılığını aldığını düşündü. Dünya fazlasıyla merak uyandırmıştı. Görecek o kadar çok detay vardı ki… Uzun süre ilgi odağı olacağı kesindi. Fakat geçen zaman yine aynı sonuca doğru ilerliyordu. Neromi’nin yarattığı mükemmel düzen ve görsel şölen zamanla normalleşmişti. Nilaron’da dünya ile ilgili olumlu yorumlar bitmiş hatta artık sıkıcı bir hal aldığı ile ilgili söylemler olmuştu. Tanrılardan Unirseva, “Ben de bir evren yaratayım bakalım neler çıkacak?” dedi. Neromi buna çok kızmıştı. Nilaron’un manzarasının kendine ait olmasını çok istiyordu! Bunu kendi fikrini kullanan başka bir tanrıya kaptırmak da son istediği şeydi. Tanrıların ilgisini nasıl sürekli canlı tutabilirdi? Mükemmeli yaratmıştı. Detaylarla bezemişti. Fakat bir türlü çabalarına karşılık olarak istediği ilgiyi bulamıyordu.

Kısa süren arayıştan sonra Neromi, agresif bir hareketle insanı yarattı. Envaiçeşit duygu ile bezedi. Zamanla değişimi sağlayacak bir zeka düzeyine getirdi. Duyguların, insanları bazı yönlere sürükleyeceğini biliyordu. Fakat neler olabileceğini kendi de kestiremiyordu. İşin güzel yanı da buydu. Tanrıların, düzeni sağlamak adına geri planda bıraktığı duygular, insanlara fazla gelecekti…

O günden bu yana Nilaron’da toplanan tanrılar bizi izliyor. Bazen gülüyorlar bazen merak ediyorlar. Son zamanlarda ise genelde gülüyorlar. Sanat, savaş, bilim vs… Tanrıların galasındayız ve bir şekilde sıkılmamalarını sağlıyoruz…

Ya İstiklâl Ya Ölüm - Türk Bayrağı

Ya İstiklâl Ya Ölüm

2 Nota 1 Beste #20 - Saydım - Ogün Sanlısoy

2 Nota 1 Beste #20 – Saydım – Ogün Sanlısoy