Sen Atatürk'sün, Senin Elin Kanar mı?

Sen Atatürk’sün, Senin Elin Kanar mı?

Çocuk: Aaa

Atatürk: Ne oldu çocuk?

Çocuk: Senin eline diken batar mı?

Atatürk: Batmaz mı?

Çocuk: Senin elin kanar mı?

Atatürk: Kanamaz mı?

Çocuk: Ama sen Atatürk değil misin?

Atatürk: Öyleyim çocuk…

Çocuk: Ama…

Atatürk: Sen şimdi bırak benim kim olduğumu… Bu gülü yetiştireceksen canın yanacak, elin kanayacak, güneş seni terletecek, bu bahçede gül bitmez diyenler olacak… Sen kendine şunu soracaksın: Ben burayı gül bahçesi yapmak istiyor muyum? Ben burada dünyanın en güzel güllerini yetiştirmek istiyor muyum? Eğer çok istiyorsan, ne eline batan diken ne de söylenenler umurunda olmayacak. Kim olursan ol tek isteğim şu kokuyu duymak olacak.


Çok çok küçük yaşlarda duyduğum bu hikayeyle tanıdım Mustafa Kemal Atatürk’ü. Bu hikaye sayesinde azmi, başarıyı, hayallerimin peşinden koşmayı ondan öğrendim. Ondan yardımseverliği, liderliği, idealistliği öğrendim ve daha nicesini… Örnek aldığım ve geleceğime fikirleriyle ışık tutacak biri oldu benim için. Sırf bu yüzden, onun kurduğu Cumhuriyete ve bu güzel vatana layık olabilecek bir birey olmaya çalışıyorum.

Bu vatanın evlatları olarak genç yaşlı fark etmeksizin, ülkemizi en iyi şekilde temsil edersek ve Atatürk’ün bir gül bahçesi misali kurduğu Cumhuriyetimize sahip çıkarsak, inanıyorum ki huzurla uyumaya devam edecektir. Nasıl sahip çıkabiliriz dediğinizi duyar gibiyim. Cevap hem bahsettiğim hikayede hem de gençliğe hitabemizde saklı.

     “Eğer çok istiyorsan, ne eline batan diken ne de söylenenler umurunda olmayacak.”


Ey Türk İstikbalinin Evladı!

İşte bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen; Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır. Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur.

Sen Atatürk'sün, Senin Elin Kanar mı?

Paylaş

Bir cevap yazın