in ,

Sakalımdan

Babama…
 
Aşağıda, kısa süre önce yaşadıklarım ve babamla olan bir anı anlatılmıştır(yazıya eğlence katmak istediğim için değişik bir şekilde düzenlenmiştir). Keyfini çıkarın…
 
Ben, Umut’un sakalıyım. Evet, kabul ediyorum biraz fazla kaşındırıyorum onu ama hikayeyi dinlediğinizde, bence bana hak vereceksiniz. Özellikle de beni kesmeye çalıştığı zamanlara.
 
Onu güvende ve bir erkek gibi hissettiriyorum. Sevgilisi benden nefret ediyor, ama bir yandan da beni sevdiğini biliyorum. Ona karşı tiksinti duyuyorum çünkü beni kesmesi için birkaç defa ikna etti. Berberden göz yaşlarıyla çıktığımı hatırlıyorum. Kötü zamanlardı… Ancak Umut’u çekici bulması için hazırlamıyorum.
 
Bu ne anlama geliyor? Sanırım benden vazgeçmek istemiyor. Beni her ne kadar kesmeye çalışsa da  Umut’a kredi vereceğim (daha önce birkaç kez verdim bu krediyi, eğer bir daha o berbere gidersek hoş şeyler olmaz).
 
Biraz fazla uzattım galiba.
 
Umut babasının sakalsız halini daha önce hiç görmemiş. Düşünsenize, babanızın çenesini hiç görmüyorsunuz. Garip, değil mi?
 
Ölmeden önce babası ona, daha önce hiç bahsetmediği bu durumun hikayesini anlattı. Gençken, oto servis de bir işi olduğunu söyledi. Bir gün, büyük bir kamyon, dev ve patlak bir lastikle geldi. Babası da, kamyonu kaldırmak için kullanılan demirden taktı, ağır lastiği çıkarmak için tüm gücüyle ileri geri çekti ve BAM! Demir, kavradığı yerden kaymış ve çenesine gelmişti. Bazı dişleri parçalayıp, yüzünde kırık ve yaralar bırakarak, kanlı bir şekilde yere sermişti. Görünüşe göre, yüzündeki yara bir daha geçmedi.
 
Sakalı bilinçli bırakmıştı.
 
Sanırım Umut gerçekleri öğrendikten sonra kendini, babasına daha da yakın hissetti. Artık biliyordu, babasını daha önce neden sakalsız göremediğini. O özel adam, artık etrafında olmasa da, beni her kaşıdığında onu hatırlatıyor. Tıpkı babasının yaptığı gibi..
 
Galiba artık güvendeyim ve başkalarının çekici bulmasından daha büyük bir görevim var.
 
Seni özlüyorum baba.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

İnsanın Benliği ve Çaresizliği

Guru Gürültü