ÖLÜMÜN GERİDE BIRAKTIKLARI

İnsan özellikle arkadaşı ölünce anlıyormuş büyüdüğünü, ölümün her an gelebileceğini…

Doğum günümün ertesi günüydü. Günlük güneşlik bir sabah, her şey yolunda diye düşünürken birden üst üste gelen aramalar içimi ürpertti. O an insanın aklına türlü türlü senaryo geliyormuş ama asla birini kaybedeceğini düşünmüyormuş bunu öğrendim. Telefonu açtığımda ağlamalarla beraber acı haberi öğrendiğimde, başımdan aşağı kaynar sular döküldü diyebilirim. Ne ara evden çıktım, ne ara taziye için arkadaşlarımın yanına gittim hiç hatırlamıyorum.

Aramızdan ayrılalı yaklaşık 1 ay oldu ama sanki her an bir yerlerden çıkıp gelecekmiş gibi, o mezar onun değilmiş gibi. Hastalığını, vefat haberini aldığımda öğrendim. En çok da ölümünden önce bir an bile olsun hiç hastalığını belli etmemiş olmasına, acı çekmesine rağmen hep güçlü ve güler yüzlü kalmasına şaşırıyorum. Düşünüyorum da şahsen ben en ufak ağrım olduğunda bunu belli eden biriyim, o büyük acılar çekmesine rağmen neden belli etmedi? Acaba bilseydik şu an aramızda olur muydu? Bu tabiki bir varsayım, gerekenler yapıldıktan sonra gerisi takdiri ilahi, ben buna inanıyorum. Hani derler ya, bir çiçek tarlasına gitsen en güzel çiçeği koparmak istersin diye, bu sebepten dolayı ve daha fazla acı çekmemesi için aramızdan ayrıldı, biliyorum. Eminim ki, benim mükemmel karakterli arkadaşım, şu an huzur içinde uyuyordur.

Tek pişmanlığım, kendi hayatıma dalıp onu arayıp sormaya vakit bulamamış olmam. Siz siz olun asla sevdiklerinizi ihmal etmeyin, birkaç dakika bile olsa arayıp halini hattını sorun, en azından küçük bir mesaj atın. Ölüm var, sevdiklerinize sarılın, sevginizi belli edin. Yarın her şey için çok geç olabilir.

Sevdiklerinizin bir ömür boyu hiç yanınızdan ayrılmaması dileklerimle…

Paylaş

Bir cevap yazın