in

Nasihat Değil

sebepsiz yere kimsenin kalbini kırmadım ben.
her seferinde bir ince dal parçası gibi kırılan ben oldum hep.
sebebi neydi diye sordum ama cevap veremedim kendi kendime.
cevap veremedim aslında ben olan efendime….
yeteri kadar üzüldüm şimdi sırada üzmek var demedim hiç.
Bunu demediğim için hep savunmasız gözüktüm belki de..
Onların aciziyeti iste buydu, kendi savunmasızlığını göremeyecek kadar kördüler…
ben derim ki; bu kin, kavga niye…
bu sataşmalar gururdan mı dönüşüyor yoksa kine…
bir dönüp bakmıyor muyuz bi kere olsun eskiye…
görmüyor muyuz eskilerin tevazusunu, bin türlü şiir yazmamışlar mı insanlar sevsinler diye…
yoksa ilerledik mi sanıyoruz? 
hâlbuki bakıyorum seviye aynı seviye…
ben derim ki; sevin!
sonra muhtaç kalmayın bir gram sevgiye…
sözüm odur ki size, zararımız dokunmasın sizin bize bizim size… 
hayatı yaşayın arkadaşlar! 
gülün ağlayın! ama bir reaksiyon gösterin! iyi veya kötü.
sizin mutlu olmanızı istemeyenlere inat mutlu olun!
sevmeyi yayın!
büyüklerinizi sayın!
öyle değilse nerde bu sevgide senin payın!
sayın arkadaşlar sayın!
insanların aciziyetini değil;
asiliyetini sayın!
hayat uzun ince bir yoldur Aşık Veyselinde dediği gibi.
öyleyse zamanında kıymetini bilin!
sanmayın yaşım 70, nasihat veriyorum size…
ben kendi halimde yazıyorum.
belki üstüne alınan olur da rehber edinir kendine…
yoksa size nasihat vermek benim ne haddime…!
arkadaşlar iyi geceler diliyorum hepinize..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Belki Gelmem Gelemem

Çadırlar Kendi Kendine Yükselmez