Murat Akyol Röportaj

Bizlere kendi cümlelerinizle, kendinizden ve geçmişinizden kısaca
bahseder misiniz? Murat Akyol Kimdir?

Merhabalar, ben Murat Akyol. Lise mezunuyum ve şu anda üniversiteye hazırlanıyorum. Hedefim, Grafik Tasarım okumak ve bunun için çabalıyorum. Sanata ve doğaya bağlı biriyim. 



Bu işe yöneliminiz nasıl başladı? Yeteneğinizi nasıl keşfettiniz?

Küçüklükten beri uzayı ve paralel evrenleri araştıran, farklı boyutlarda Dünya’ların var olduğuna inanan biriyim. Manipülasyon sanatına başlamamın sebeplerinden biri de farklı bir evren yaratabilmek ve kendi evrenimi, ütopyamı oluşturmak olmuştur. Çalışmalarımda da her zaman doğa ve insan etkisi vardır.  Bunları, kendi hayal dünyamdan yaratmak, puzzle parçaları gibi birleştirip, yeni bir şeyler oluşturmak hoşuma gidiyor. Zaten çalışmalarımda da her zaman “ütopyam” diye belirtirim çünkü her insanın baştan sona kendinin tasarladığı bir şeylerinin olduguna inanıyorum.. Ve bunu yapabileceğim bu sanatla tanıştım böylelikle sıradanlığın, hayal gücünün sınırının olmadığını gösterme çabasındayım.



Eserlerinizi ortaya çıkarmak için hayal gücünün önemli bir faktör olduğunu söylüyorsunuz
. Sizce hayal etmek bir yetenek mi yoksa kendinizi geliştirdikçe yeni şeyler yaratma konusunda daha rahat adımlar atmaya başladınız mı?

Bir insanın geniş bir hayal gücü yoksa sadece gösterilen adımların ve sıradanlığın peşinden sürüklenip durur. Bunlar hem hayal gücü hem de bir yetenek. Nasıl ki bir yazar, kitap yazmak için yazma yeteneğine ihtiyaç duyuyorsa bizim yaptığımız eserlerde de kağıda dökmek için az biraz yetenek gerekiyor. Çünkü herhangi iki şeyi birleştirip, yeni ve anlamlı bir şey ortaya çıkarmak zordur.



Eserleriniz, insanlar tarafından beğenilmeye, paylaşılmaya ve
takipçileriniz artmaya başladığı zaman neler hissettiniz?

Tabii ki bunu hobi olarak yapmaya başladım ve severek yaptıgım için sonradan başka insanların da beğenmesi beni mutlu etti çünkü takdir edilmek her zaman sana bir motivasyon sağlıyor ve daha da hırslanıyorsun bir şeyler başarmanın sevinciyle…



Kurucusu olduğunuz Fx Creatives isimli bir girişiminiz var. Bize biraz Fx
Creatives’den bahsedebilir misiniz? Fx’de neler yapıyorsunuz?

Fx Creatives, benim çok önceden açtığım bir sayfa son zamanlarda acayip bir yükselişe geçti; burda ben, manipülasyon sanatıyla uğrasan insanlara destek olmak için onların çalışmalarını daha büyük bir kitleye ulaştırıyorum, böylece insanlara ellimden geldiğince destek olmuş oluyorum. Bir yandan da bu tür yabancı sayfalar oldukça fazla ve büyük takipçi sayılarına sahipler. Bu yabancı sayfaların, Türk sanatçılara destekleri yok denecek kadar az. Ben burada da elimden geldiğince Türk arkadaşlara yer veriyorum ve bir sürü insana da FX sayesinde destek olmuş oluyorum kendi çapımda. Ülkemizde büyük kitlelere sahip kişilerin yapmadığı şeyi kendim yapmaya çabalıyorum. Umarım onlar da görür ve kendi halkına, sanatçılarına destek olmak adına uğraşırlar. Sadece ben ben diye devam etmezler…



Hayata geçirmeyi düşündüğünüz yeni projeleriniz var mı? Takipçileriniz
sizden, yeni projeler beklemeli mi?

Hayata geçirmek istediğim birçok şey var fakat bunlara ters tepkiler de gelebilir o yüzden şimdilik bekletiyorum. Maddi olarak sıkıntılar yaşadığımdan ve henüz hayatımı bir dengeye sokamadığımdan dolayı yavaş yavaş ilerlemeye çalışıyorum ama yeni şeyler tabii ki de gelecek.



İşinizin zorluklarından biraz bahsedebilir misiniz? Yaparken en çok
zorlandığınız şey nedir?

En çok zorlandığınız şey tabii ki hayal gücü yani yeni bir şeyler yaratmak ve tabii ki de özgün kalmak ama bu da çok mümkün olamayabiliyor. Özellikle birçok kişi aynı stock ve gorseller kullandığı için benzer çalısmalar ortaya çıkabiliyor. Bu yüzden kaynaklar çok kısıtlı, bu sadece benim için geçerli değil  herkes için aynı bir durum. Zaman zaman insanlar yaptığımız eserlere 5 dakikada yapılabilecek bir şey gibi bakıyorlar ancak altında ne kadar zaman ve uğraş oldugunu görmüyorlar..


Takipçileriniz, yaptığınız işleri ve eserlerinizi Instagram hesabınız
üzerinden takip edebiliyor ancak özel yaşantınıza dair pek fazla bilgi sahibi olamıyorlar. İşlerden artakalan zamanlarda kafanızı dağıtmak için ne gibi aktivitelerde bulunuyorsunuz?

Özel hayatım sonuçta, bu da kişiye bağlı.. Ben, özel hayatımı insalara yansıtmayı çok fazla tercih etmiyorum. Ne lüks bir hayatı olan ne de çok kötü bir hayatı olan biriyim kısaca. 



İşiniz gereği sosyal medyayı aktif kullanan kişilerin başında geliyorsunuz. Bugün geldiğimiz noktada, sosyal medya uygulamalarının, insanların zamanının büyük bir kısmını çaldığı ve gençleri tembelleştirdiği
konuşuluyor. Sosyal medyayı aktif kullanan biri olarak bu konu hakkında görüşleriniz ve gençlere önerileriniz nelerdir?

Sosyal medyada uzun zamandır varım. Bence iyi yönleri de var kötü yönleri de. Ben mesela sosyal medya olmasa bu çalısmalarımı sadece çevreme gösterebilirdim ama sosyal medya kullanarak bunları tüm dünyada tanıtma imkanım oldu.. İyi kullanırsak hiçbir şeyin zararı olduguna inanmıyorum.

Sizi çok etkileyen ve hayatınızı buna göre şekillendirdiğiniz bir söz var mı?

Hayal ettiğiniz her şey gerçektir. / Pablo Picasso

Paylaş
Neden Olmasın Ekibi

Büyük fikirler, kalpten doğar.

One Comment

Bir cevap yazın