in , , ,

“Kur’an İncil ve Tevrat’ın Sümerdeki Kökenleri” Kitap İncelemesi – Muazzez İlmiye Çığ

KUR'AN İNCİL ve TEVRAT'IN SÜMERDEKİ KÖKENLERİ KİTAP İNCELEMESİ- Muazzez İlmiye ÇIĞ

Ülkemizin yetiştirdiği en ünlü sümerologlardan Muazzez İlmiye ÇIĞ’ın “KUR’AN İNCİL ve TEVRAT’IN SÜMERDEKİ KÖKENLERİ” isimli bu kitabında, altını çizdiğim ve bana özellikle ilginç gelen yerler hakkında, ufak araştırmalar yaparak bir inceleme yazısı oluşturdum.

Öncelikle, Sümer Devleti MÖ 4000 – 2000 yılları arasında var olmuş, sonrasında Akad ve Babil devletleri tarafından yıkılmış büyük bir uygarlıktır. Büyük uygarlık oluşunun ve toplu yaşamın getirdiği birçok kültür, ilim ve mitler kendisini yıkan devletlere, oradan da Tevrat, İncil ve Kuran’a kadar kendisine yer edinebilmiştir. Şu an kendi kültürümüzde var olan bazı şeylerin kaynağının Sümerlilere dayanıyor oluşu ve o zamandan bu zamana algılanış biçimlerinin ne kadar değişmiş olduğunu görmek oldukça şaşırtıcı. Sümerliler yazıyı icat etmiş olmaları ve birçok belgeyi kil tabletlere yazmış olmalarından dolayı bugüne kadar hakkında en net bilgi toplanabilmiş en eski uygarlıklardan biri olma özelliğine sahiptir. Sümerliler yazı, tıp, matematik gibi alanlarda öne çıktığı gibi, vergi, maaş eşitliği, boşanma, alım satım, miras gibi toplumsal düzenlemeler ile kendi varlığının gölgesini hala üzerimizde tutuyor.


SÜMER KÜLTÜRÜ DİNİ VE YAYILIŞI

Sümer dini çok tanrılı bir dindir. Güneş, hayvancılık, ay, tarım tanrıları gibi bir olgu ile bütünleşmiş tanrıları olduğu gibi her bölgenin kendilerini koruyan özel tanrıları da vardı. Başlarına gelen felaketleri, bereketi, zaferleri bu tanrılar arasındaki kavga, aşk gibi durumlara bağlarken birçok mitolojik hikayeler geliştirmişlerdir. İsrail devletinden dahi bin yıl öncesinde var olmuş bu kültürlerin, şu an tek Tanrılı dinlerin egemen olduğu toplumlara geçişi, kendisini yok eden devletlerde dahi var oluşuyla mümkün olmuştur. Örneğin Sümer okullarının var oluşu ve tabletlere yazılan edebi, dini eserlerin kopyalanıp farklı şehirlerdeki kütüphanelere dağıtılması halkın benliğini daha zor kaybetmesine neden olmuştur. Bu sebepledir ki Babil zamanında dillerini kaybetmiş olsalar da din, edebiyat ve eğitim tarzları ile var olmaya devam edebilmişlerdir. Bu şekilde tüm mezopotamyada etkileri hep hissedilmiş ve ilerleyen yıllarda aynı topraklarda ortaya çıkan tek tanrılı dinlerde de kendilerini göstermişler.


TANRILARIN DEĞİŞİMİ

Sümer dinindeki bazı tanrılar tek tanrılı dinlerde meleklere dönüşmüştür. Doğa olaylarından sorumlu tanrının zamanla Mikail meleğe dönüşmesi gibi. Bunun yanında tek tanrılı dinden çok tanrılı dine geçişi tanrıların isimleri üzerinden de görebiliriz. “Sümer Tanrılarının esas adlarından başka, niteliklerine göre diğer adlar da vadı. Babiller bu adlardan 50 tanesini yeni yarattıkları Tanrı Marduk’a vererek tek Tanrı düşüncesine doğru bir adım atmışlardı. İslam dininde Allah’a verilen 99 ad, aynı geleneğin bir devamı gibi görünüyor.”


TUFAN

Tufan olayı da tabletlerden öğrenildiği üzere; insanların çok fazla çoğalmasından rahatsız olan ve gürültüden uyuyamayan Tanrılar tarafından gerçekleştirilmiştir. Bilgelik Tanrısı Enki ise diğer Tanrıların tersine, insanlığın yok olacağına üzülüp Utnapiştim isimli birine seslenerek bir gemi yapmasını istiyor. Bu da Tanrının tanımı zamanla değişmiş olsa da Nuh Tufanı’nın kaynağını açıklıyor.


ÖRTÜNME

Sümer tapınaklarında çalışan, Tanrılar adına cinsel ilişkiye giren rahibeler kutsal kadın sayılmış ve diğerlerinden ayrılmaları için başları örtülmüş. Zamanla Asur kralı evli ve dul kadınların da başlarını kapatmaları kanununu getirerek diğerlerinden ayrılmalarını sağlamıştır. Yahudi inanışına göre evlenen kadınların başlarını traş edip örtü veya peruk ile başlarını kapatmaları gerekmektedir.


İNSANIN YARATILIŞI

Sümer Tanrıları çoğaldıkça işlerin çokluğu ve yemek hazırlamanın zorluğundan yakınan Tanrılar, kendilerini yaratan Deniz Tanrıçası Nammu’dan bir çözüm bulmasını istiyor. Nammu da bu sorunu Enki’nin çözeceğini söylüyor. Bilgelik Tanrısı Enki de yumuşak kilden şekiller yapıyor, insan formunda olan bu şekiller, Tanrıçanın üzerlerine Tanrıların görüntüsünü koyması ile canlanıyor.


KURBAN

Sümerliler Tanrıların kendilerinden ne yapması istediğini öğrenmek istediklerinde kurban keserlerdi ve hayvanın karaciğerindeki şekillere bakarak insanlara yol gösterilirdi. Böylece yapılacak bir işin hayırlı olup olmadığı anlaşılırdı.

Bu içerik hakkında ne düşünüyorsunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

İlişkinizi, Kariyerinizi veya Arkadaşlığınızı Bitirmenin Vaktinin Geldiğini Gösteren 7 İşaret

İlişkinizi, Kariyerinizi veya Arkadaşlığınızı Bitirmenin Vaktinin Geldiğini Gösteren 7 İşaret

Gerçekten Hiçbir Şey İçin Yeterli Vaktimiz Yok Mu? Keşke Gün İçerisinde 48 Saatimiz Olsaydı!