in , ,

KARANTİNADA YAŞAM

Oldukça uzak gibi görünmesinin ve uzun uzun tüm dünyaya yayılmasının ardından koronavirüsle karşılaştık. İlk karşılaşmadan birkaç gün sonra okullara ara verildi, sonrasında birçok iş yeri kapatıldı. Başta sadece üç hafta ara verildiğini düşünürken, çoğumuz yaklaşık iki aydır evlerimizde karantina hayatı yaşıyoruz.

Bu karantina sürecinde her şeye dur deyip, geriye sadece kendimiz kaldığımızda büyük bir çoğunluğumuz boşluğa düştü. Normal hayatımız akıp giderken yapmaya zaman bulamadığımız çoğu şey için vaktimiz var artık. İş, okul, hayat telaşı derken izleyemediğimiz filmler, diziler, okuyamadığımız kitaplar, ertelediğimiz sporlar… O kendimize zaman ayıramadığımız için yakınmalarımız…

Bu karantina sürecinde “Evlerinizden acil ihtiyaçlar dışında çıkmayın.” dendi. Bir yandan hastalanan insanlar için üzülürken, bir yandan kendimizi eyleyecek şeyler aramaya başladık. Karantina öncesi o sürekli aklımızda olan, zaman bulamadığımız şeyler bir anda yok oldu sanki. Belki de en başında zaman bulamayışımızın asıl sebebi gerçekten istememiş olmamızdı.

Biz kendimizi yemekler yapmaya, ekmekler yapmaya, temizliğe, sosyal medyaya, bilgisayar oyunlarına, dizilere, filmlere vermişken; kendimize ve sevdiklerimize virüs bulaşması korkusu, her gün ölen insan sayısını takip edişimiz (sadece bir sayıdan ibaretmiş gibi), bağımsızlığımızı kaybetme duygusu, özlem, belirsizlik zararlı otlar gibi aklımızın bir köşesinde kök saldı.

KARANTİNADA YAŞAMAK
Charles Deluvio tarafından hazırlanan “sosyal mesafe” temalı bir çalışma.

Belki hayata daha farklı bakmaya başladık, değerini tekrar anladık. Doğanın insansız nasıl güzelleştiğine şahit olduk. Bazı insanların yiyecek birkaç günlük yemeğinin olmadığını, bazı insanların da birkaç gün bazı zevkleri olmadan yaşayamadığını gördük. Kimi manzaralı evlerine, kimi bir oda bir salon evlerine iyi kötü sığdırdı hayatı. Tabii ki çalışmak zorunda kalan insanların korkuları kat kat fazlaydı.

Bu süreçte psikolojik olarak etkilenmemiz, stres altında olmamız, sıkılmamız çok normal. Psikolojik olarak sağlığımızı koruyabilmek için ise asılsız haberlere inanmamak, sevdiklerinizle iletişimi koparmamak, kişisel bakımınıza dikkat etmek, her şeye rağmen günü yaşamak önemli. Bulunduğumuz durumdan ötürü odaklanmanız zayıflamış olabilir. Bu yüzden de yapmanız gereken işleri sürekli erteliyor olabilirsiniz. Bunun normal olduğunu kabul edin, kendinize bir stres kaynağı daha oluşturmayın. Çevrenizde insanlar bu süreci çok verimli geçiriyor gibi gözükebilirler. Özellikle sosyal medyada. Unutmayın ki, bu süreç bir verimlilik yarışı değil. Sadece en iyi şekilde atlatmaya çalıştığımız bir dönem. Kendinize iyi davranın. Sevdiklerinizle aynı anda bir film açın sonra film üzerine muhabbet edin. Sakin ve mutlu kalın.

Dile kolay 2020 yılının tüm baharını penceremizden izledik. Daha güzel ve sağlıklı günler umuduyla…

KARANTİNADA YAŞAMAK

Serdar'la 10 Dakika - Futboldan Yöneticilik İlhamı Almak #9 - Kapak Fotoğraf

Serdar’la 10 Dakika – Futboldan Yöneticilik İlhamı Almak #9

Mitolojika Podcast Kapak Fotoğrafı

Mitolojika # 21 – Loki ve Andvari’nin Yüzüğü