“Yaşlı Kızılderili reisi torunuyla birlikte kulübesinin önünde oturmakta ve az ötede birbiriyle boğuşup duran iki kurt köpeğini izlemektedir. Köpeklerden biri beyaz, biri siyahtır. On iki yaşındaki çocuk, kendini bildi bileli o köpekler dedesinin kulübesi önünde boğuşup dururlar. Bunlar dedesinin sürekli göz önünde tuttuğu, yanından ayırmadığı iki iri kurt köpeğidir… Çocuk, kulübeyi korumak için bir köpeğin yeterli olduğunu düşünmektedir.

Dedesinin ikinci köpeğe neden ihtiyacı olduğunu ve renklerinin neden özellikle siyah ve beyaz olduğunu anlamak ister. Bir gün dedesine bunun sebebini sorar; yaşlı reis, bilgece bir gülümsemeyle torununun sırtını sıvazlar ve “Onlar benim için iki farklı simgedir evlat.” der.

“Neyin simgesi?” diye sorar çocuk. Dedesi: “İyilik ile kötülüğün simgesi. İyilik ve kötülük, aynen şu gördüğün köpekler gibi içimizde sürekli mücadele eder durur. Onları seyrettikçe ben hep bunu düşünürüm. Onun için yanımda tutarım onları.”

Çocuk, “Mücadele varsa, kazananı da olmalı.” diye düşünür ve her çocuğa has, bitmeyen sorulara bir yenisini daha ekler: “Peki, sence hangisi kazanır bu mücadeleyi?” Bilge reis, derin bir gülümsemeyle torununa bakar ve “Hangisi mi evlat? Ben, hangisini daha iyi beslersem!” der.”

İyilik ve kötülük yaşam var oldukça savaşmaya devam edecek olan iki dev savaşçıdır. Savaşın sonunda kim kazanır bilemem ancak içinizdeki iyilik-kötülük savaşını yönlendirebilmeniz mümkün. Kızılderili reisinin dediği gibi: “Sizin hangi tarafı daha fazla beslediğiniz sonucu belirleyecek.” Yeterki siz hangi safta olduğunuzu bilin ve içinizdeki kötüyü ön plana çıkardıkça etrafınıza bir kasırga misali yıkıcı sonuçlar bırakacağınızın farkında olun. İçinizdeki iyiliği destekleyin ki, dünyadaki iyilik-kötülük savaşına bir nebze de olsa katkınız olsun. Yıkıcı olmak kolay, önemli olan onarıcı taraf olabilmek…

Faka Bastık #29 – Ben Corona Olduğumu Düşünüyorum

Formula 1 / Paddock #32 – Juan Manuel Fangio