in , ,

İNSANIN KENDİNİ GERÇEKLEŞTİRMESİNDE ENGELLERİ ORTADAN KALDIRMAK: MASLOW’UN İHTİYAÇLAR HİYERARŞİSİ

İnsan ihtiyaçlarını önem sırasına göre sistematikleştiren Abraham Maslow, oluşturduğu piramitte ağır basan ihtiyaçlarımızı en alta koyup geri kalanları üst üste sıralamıştır. Bu piramide göre daha aşağıdaki ihtiyaçları karşılamadan üste çıkmak mümkün olmamakla birlikte, alttaki ihtiyaçlar karşılandığında daha yukarıdaki ihtiyaçlar ortaya çıkmaktadır. Bu piramitte gereksinimler aşağıdan yukarıya:

  1. Fizyolojik gereksinimler
  2. Güvenlik gereksinimi
  3. Ait olma ve sevgi gereksinimi
  4. Saygınlık veya ego gereksinimi
  5. Kendini gerçekleştirme gereksinimi olarak beş veya yedi kategori şeklinde sıralanmıştır.

İNSANIN KENDİNİ GERÇEKLEŞTİRMESİNDE ENGELLERİ ORTADAN KALDIRMAK: MASLOW’UN İHTİYAÇLAR HİYERARŞİSİ

Felsefenin refah seviyesi yüksek yerlerde geliştiğini duymuşsunuzdur. Sağlıklı düşünebilmek hatta ahlaklı düşünebilmek için en temel ihtiyaçların karşılanması gerekir.

Örnek olarak dünyada büyük bir felaketin baş gösterdiğini hayal edelim. Hava şartları uzun süre ekstrem derecede düşük olsun ve küçük bir kasabayı ele alalım. İnsanlar karınlarını doyurabilecekleri kaynaklar için neler yapabilirler? Sizce böyle bir durum altındayken insan suya bakıp “Acaba insanoğlu sudan mı geliyor?” diye bir sorgulama içine girebilir mi? Yoksa suyu depolayıp yarın için kendine kaynak mı oluşturmaya çalışır? İkinci olarak ısınabileceği ve bu kaos ortamında güvende hissedebileceği bir yer arayışına girer. Bunların karşılanması durumunda piramidin geri kalanı gerçekleşebilir.

Bu kadar uç bir örnek olmasın soğuktan titrediğiniz, hasta hissettiğiniz bir zamanda ilk amaç bu ihtiyaçların giderilmesidir. İkinci olarak güvenlik gelir, burada korkudan arınma, özgürlük gibi terimler karşımıza çıkar. Söylediğinin, yaptığının, yazdığının karşılığında zarar görme korkusu insanın ürettiklerine ve takiben düşündüklerine ket vurması ile sonuçlanır. İnsanın kapasitesini yok eder. Özgür düşünce ve ifadenin olmadığı bir ortamda ise insanın kendini gerçekleştirmesi, toplumun gelişmesi söz konusu değildir. Yasaların ve güvenlik sisteminin düzgün işlemediği ülkelerde beyin göçünün en büyük nedenlerinden biri bu güvenlik eksikliğidir.

Fiziksel açlıklar giderilip güvenlik sağlandığında insan artık duygusal açlık hissetmeye başlar. Bir sevgilinin, arkadaşın, ailenin varlığına daha düşkün olur. Reddedilmek istemez ve bir yere ait olmak ister. Bu sevgiyi özellikle küçük yaşlarda aileden almış olmak önemlidir. İnsanlar toplumlarda bu ihtiyaçlarını gidermek amacıyla vakıflar kurmuş, belli bir ideolojiyi benimseyen insanlarla bir araya gelmişlerdir. Çünkü bir yere ait olmak insanın diğer insanlar tarafından varlığının desteklenmesi, kabul edilmesi demektir. Ayrıca kendine bu şekilde bir amaç da yüklemiş olur. İnsan tek başına güçsüz bir varlıktır. İnsanı insan yapan özelliklerden en önemlisi iletişimdir ve doğal olarak sağlıklı iletişim kurabileceği topluluklarda bulunmak ister.

Bir topluluğa başarılı adapte olabilmiş insan bir süre sonra onların arasından da sıyrılmak ister. Diğerlerinden daha iyi olduğunu bilmek ister. Liderlikte çalışma arkadaşlarının desteklenmesi, yaptıkları işin güzel olduğunun belirtilmesi bu yönden oldukça önemlidir. İnsan büyüse de tıpkı bir çocuk gibi başının okşanmasını takdir edilmeyi hep ister. Özel ve başarılı olduğunu bilmek ister. Bunun yanında bunu ün, statü ve prestij için isteyen insanlar da var olacaktır. Bu da yanlış bir şey değildir ve  insanın evriminde dahi var olan bir istektir. En güçlü avcı en çok ihtiyaç duyulandır. Çabaları takdir edilmeyen insan zamanla cesaret kaybına uğrayacak, zayıf ve niteliksiz hissedecektir. Egosunu tatmin edemeyen insan yine kendini gerçekleştirme yolunda tökezleyecektir. Bu, ağır ve sürekli hissedilmesi durumunda travmatik etki bırakabilir. Günümüzde sosyal medyanın dozunda kullanılması bu yüzden önemlidir. Birkaç tuşa basarak insanların özgüvenini maalesef yok edebilirsiniz.

Tüm bunların düzgün bir şekilde sağlanması durumunda dahi insan özel olduğu işi yapamamaktan dolayı rahatsızlık hissedebilir. Bir insanın kendini gerçekleştirmesi, iyi bir işinin olması, para kazanması demek değildir. Yapabildiği ve yapmak istediği bir işte kendi standartlarında ve toplum standartlarında doyum sağlayabileceği bir iş üretmesidir. Bu yüzden bir yazar yazar olmalı, ressam ressam olmalı ve bunlar üzerine çalışmalıdır. Doğasına uygun olanı yapıp huzurlu olmalıdır. Bu yüzdendir ki bir milyarder kendini eksik, yetersiz hissedebilirken, az kazanan bir ressam huzur içinde yaşayabilir.

İNSANIN KENDİNİ GERÇEKLEŞTİRMESİNDE ENGELLERİ ORTADAN KALDIRMAK: MASLOW’UN İHTİYAÇLAR HİYERARŞİSİ

UZAY YOLUNDA LİSELİ BİR GİRİŞİMCİ: Atakan Erefe

UZAY YOLUNDA LİSELİ BİR GİRİŞİMCİ: Atakan Erefe

İYİ BİR DİKSİYONA SAHİP OLMANIN EN ETKİLİ 7 YOLU

İYİ BİR DİKSİYONA SAHİP OLMANIN EN ETKİLİ 7 YOLU