in

Günlük

13 Kasım 2017 tarihli bir not.
Saat: 05:02
 
Yazmak istedim bugün. Yine kırılmış, dökülmüş kalbim, feryatlarını haykırmak istiyor delicesine. Yoruldum, haddinden fazla. Hayat benden hep aldı. Hep eksildim, git gide bu hayatta mutlu olabileceğim ihtimali siliniyor her yerden. Hafızam hayal kırıklıklarıyla, parçalanmışlıklarımla dolu. Şu an hissettiğim bu duyguyu bu boşluğu hangi kelime karşılayabilir diye düşünüyorum ama öyle bir kelime bulamıyorum. Tekrar sarılıyorum battaniyeme tekrar gömüyorum yüzümü yastığın soğuk tarafına. Gözyaşlarıma engel olamıyorum. Sebepsizce intihar ediyor yaşlarım gözümden. Dudaklarımdan isyan kelimeleri dökülüyor isteksizce…

Sevdiğim adam dizime uzanıp sevdiği kızı anlatırken anladım ben mutluluğun kapıma çok uzak olduğunu, sevdiğim adam dizime uzanıp çok özlüyorum onu dediğin de anladım benim bu gezegende acı çekmekten başka hiçbir işe yarayamadığımı. Ne olacak peki? Kim ödeyecek kalbimin tam ortasında ki tarif edilemeyecek o sızının faturasını? Gidiyorum ben. Kendimden gidiyorum. Beklemeyin beni. Silip geliyorum her şeyi, yüzümü döküp geleceğim bir uçurumun kenarına. Yolum uzun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Liderlikte Sevgi

Kişisel Fikir “İnsanın Benliği ve Çaresizliği” Yazısı Üzerine