in ,

Denemeyi Bırakın! KFC’nin Hikayesi

story-of-kfc-founder-colonel-sanders-was-62-years-old-when-he-started-kfc-Denemeyi Bırakın! KFC'nin Hikayesi
story-of-kfc-founder-colonel-sanders-was-62-years-old-when-he-started-kfc-Denemeyi Bırakın! KFC'nin Hikayesi

Belki sadece ben böyleyimdir ama “denemek” kelimesini hiç sevmiyorum. Ber şeyi yapmayı “denemek” sanki gerekli çabayı sarf etmiyormuşsun izlenimi veriyor. Sonuç ise neredeyse her zaman kaçınılmaz oluyor.

Beynimizin bir yerinde “denemek” kelimesi; “En azından denedi”, ya da “Bir dana dene”, ya da “Başarmayı deneyeceğim”, gibi oturmuş kalıplarla ilişkilendiriliyor. Sanki bir şeyi yapmayı denemek, en başından kendini hedefinin gerisinde kalmaya hazırlamak anlamına geliyor.

Bu yüzden ben “denemek” yerine daha iyi bir kelime tercih ediyorum; çabalamak.

Bir şeyi yapmaya çabaladığın zaman; gerçek bir niyet, tamamına erdirmek için sağlam bir irade ve sonuna kadar ilerleme yeteneğini de göstermiş olursun.

Ayrıca çabalamak sanki ölümle kalım arasında, kutuplarda efsane bir göreve çıkmışım gibi hissettiriyor. Bu da elimdeki iş ne olursa olsun onun anında çekici gelmesini sağlıyor.

Size denemekle çabalamak arasındaki farkı gösteren en sevdiğim örneklerden birini anlatacağım.

Yeni bir otoyol inşa edildiğinde, Albay Sanders’ın restoranı önündeki tüm hareketlilik de ortadan kalkmış ve işler bir anda durma noktasına gelmişti. Azıcık bir asker maaşıyla emekliye ayrılmak üzere olan Albay Sanders’ın geleceği kasvetli görünüyordu. Ama elinde çok değerli olduğunu bildiği bir şey vardı; o da efsane tavuk tarifiydi.

(Albay Sanders, günümüzde büyük bir fast-food zincirine dönüşen KFC’nin kurucusudur.)

Yeni bir restoran açacak parası olmadığı için o leziz tavuk tarifini diğer restoranlarda deneyip satılan her tavuk yemeğinden bir miktar para kazanabileceğini düşündü. Sonuçta o özel tavuk tarifi kendi küçük restoranında yıllardır satıyordu, bu ne kadar zor olabilirdi ki?

Bu sorunun cevabı çok olacaktı.

Kapısını çaldığı ilk restoran kendisinden kibarca ayrılmasını rica ederken şu sözleri sarf etmişti; “Bizim zaten gayet iyi bir tavuk tarifimiz var, neden yenisi için sana para verelim?”

Aynı olay ikna etmeye çabaladığı bir sonraki restoranda da yaşandı.

Sonra bir sonrakinde de…

Ama Albay Sanders inatçıydı.

“Parmak yedirten” tarifini bir kez “denemeyi” kabul edecek restorana kadar kaç kez “hayır” cevabı ile karşılaştı, biliyor musunuz? Yaşlı Albay Sanders ilk “evet” cevabını alıp “Kentucky Fried Chicken” diye bildiğimiz devasa imparatorluğunu kurana kadar tam 1009 restoranın kapısını çaldı. Peki şimdi kaçımız ilk 50 yerden hayır cevabını aldıktan sonra peşini bırakması gerektiğini ya da en azından tarifi değiştirmesi gerektiğini düşünürdük?

1000 HAYIR!

Açıkçası günümüzde birçok insan yüzüncü kapıya kadar bile gelemez ve bin dokuzuncu ret yanıtından çok ama çok önce vazgeçer. Dahası, “En azından denedik,” ifadesi kendini avutmak için yeterli olacaktır. Ama Albay Sanders bununla yetinmedi. Sanders’ın ruhunda kararlılık ve muazzam bir çaba vardı; aradığını bulana kadar vazgeçmeyecek bir adamdı o.

Denemek çoğu zaman başarısızlıktan bir önceki adımdır. Çabalamak ise çoğu zaman “başarıya açılan kapı” anlamına gelir. Muhtemelen şu an bunların sadece birer kelime olduğunu söyleyeceksiniz. “Denemek” ya da “çabalamak” neyi değiştirecek ki? İnanın bana, çok şey değiştirecek. Kelimelerimiz zamanla davranışlarımıza dönüşür ve davranışlarımız da hayatımız olur.

story-of-kfc-founder-colonel-sanders-was-62-years-old-when-he-started-kfc-Denemeyi Bırakın! KFC'nin Hikayesi

Bu içerik hakkında ne düşünüyorsunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Çöp Kovası Podcast Kapak Fotoğrafı

Uzakdoğu Edebiyatı ve Haruki Murakami w/ Ant Arın Şermet #s2e3

Oyun 101 Podcast Kapak Fotoğrafı

Oyun 101 #2 – Aaaa Yine Vampir köylü oynadık