in

Gerçekten Hiçbir Şey İçin Yeterli Vaktimiz Yok Mu? Keşke Gün İçerisinde 48 Saatimiz Olsaydı!

İnsanlar, sürekli olarak işlerini halledebilmek ve yeni şeyler yapabilmek için “24 saat yetmiyor.” diye yakınıyorlar, “Vaktim yok!”. Yine de araştırmalar, çalışan ortalama bir insanın günde dört saat boş zamana sahip olduğunu gösteriyor. Her gün bu kadar boş zamanımız varsa, neden çoğumuz büyük hedeflerimize ulaşmak için zamanımız yokmuş gibi hissediyoruz?

Çünkü sorun zaman eksikliği değil. Yapmak istediğimiz şeyi başaramamanın nedeni bu değil. Gerçek sorun, dikkat dağınıklığı. Önceki yazılarımda belirttiğim gibi; her gün e-postalarımızı gereksiz yere kontrol etmek, çok fazla toplantı yapmak ve politika gibi sahte işlerle dikkatimizi dağıtarak boşa saatler harcıyoruz. Sürekli olarak dikkat dağıtıcı şeylere izin veriyoruz. Ve boşa harcanan tüm zaman bizi daha da dikkat dağınıklığına itiyor.

Ama iyi haber şu ki, herkes bu döngüden çıkabilir, sadece nasıl çalıştığını anlamalıyız.

Zaman eksikliği ve yeterli zamana sahip olamadığımız düşüncesi yüzeyde gördüğünüz şeydir ancak bu sadece buzdağının görünen kısmıdır. Zaman eksikliğinin altında, muazzam bir bunalım ve hayal kırıklığı gibi sebepler vardır. Ve o kötü duyguların dibinde yatan şey gerçek sorundur.

Dikkat dağınıklığının kısır döngüsü, yeterli zamana sahip olmama hissini yaratan şeydir. Dikkatimiz ne kadar dağınıksa, o kadar hayal kırıklığına uğrarız ve dikkatimizi dağıtmaya o kadar yatkın hale geliriz.

Gerçekten Hiçbir Şey İçin Yeterli Vaktimiz Yok Mu? Keşke Gün İçerisinde 48 Saatimiz Olsaydı!

Dikkat dağınıklığının kısır döngüsü şu şekilde işler:

Güne kilometrelerce uzunluktaki yapılacaklar listenizden bunalmış bir şekilde başlarsınız. Ancak listenizdeki en önemli göreve odaklanmak yerine, e-postalarınıza bir saniye bakmak size daha çekici gelir. Sonra sosyal medyayı kontrol edersiniz, sevdiğiniz kanallara bakarsınız, bir şeyler atıştırırsınız, haberleri okursunuz – ama tahmin ettiğiniz gibi, bunları sadece “güne hazırlanmak” için yaparsınız.

Bu görevlerin hepsi, bir noktada yapmanız gereken şeyler gibi hissettirir, bu yüzden ertelediğiniz işe başlamadan önce bunlara öncelik vermenin doğru olduğuna kendinizi ikna edersiniz. Günün sonunda kendinizi önemli işleriniz üzerinde çalışmazken bulursunuz.

Bu yüzden sinirli hissetmeye başlarsınız. Bu hayal kırıklığından kaçmak için, listenizden hemen halledebileceğiniz bir görev bulursunuz. Çoğu zaman, bu görevler bir dakikadan kısa sürer.  Kısa bir süre sonra tekrar yoldan çıktığınızı fark edersiniz ve bu daha fazla hayal kırıklığı yaratır, bu da dikkat dağınıklığı döngüsünü besler.

Gerçekten Hiçbir Şey İçin Yeterli Vaktimiz Yok Mu? Keşke Gün İçerisinde 48 Saatimiz Olsaydı!

Bu Döngüden Nasıl Kaçılır

Rahatsız edici duygusal durumlar, bir şeyleri ertelemenizin gerçek nedeni ise, döngüden çıkmanın yolu, bu rahatsızlıkla daha sağlıklı bir şekilde başa çıkmak için hazır araçlara sahip olmaktır.

Her gün yapılacaklar listesi hazırlamak önemli bir başlangıçtır ama tek başına yeterli değildir. Yapılacaklar listesini hazırladıktan sonra görevlerinizi elinizdeki listeye göre planlamak çok önemlidir. Zamanınızı nasıl geçirmek istediğinizi ve görevlerinizi hangi sıraya göre gerçekleştireceğinizi planlayın. 

Bu nedenle; gününüzü planlamak, yapılacaklar listesi yapmaktan daha önemlidir. Bu yüzden gününüzü planlamak için bir araç kullanmanızı tavsiye ederim. Mesele yeterli zamana sahip olmak değil. Sonuçta, hepimizin günü 24 saatten ibaret. Bu saatleri akıllıca ve dikkatle harcamak, gelişmenin yoludur.

Gerçekten Hiçbir Şey İçin Yeterli Vaktimiz Yok Mu? Keşke Gün İçerisinde 48 Saatimiz Olsaydı!

Bu içerik hakkında ne düşünüyorsunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

KUR'AN İNCİL ve TEVRAT'IN SÜMERDEKİ KÖKENLERİ KİTAP İNCELEMESİ- Muazzez İlmiye ÇIĞ

“Kur’an İncil ve Tevrat’ın Sümerdeki Kökenleri” Kitap İncelemesi – Muazzez İlmiye Çığ

Modası Hiç Geçmeyen Kıyafetler