in

DEMİR KADIN

Hepiniz anlamışsınızdır kimden bahsedeceğimi..
Nesli…

Daha hastalığının başında tanıdım onu sosyal medya üzerinden. Yok artık dedim biraz takip ettikçe. Nasıl yapıyor bunu, nasıl bu kadar mutlu, nasıl olur da insan kanserle böyle dans eder? Bu Demir Kadın unuttuğumuz her şeyi hatırlattı bize. Bu benim ilk denemem, onunla başlamak istedim. Dönüp baktığımda ilk başta Neslican’ı görmek istedim. Onu ilk tanıdığımda hep aynı şeyi düşünüyordum. İşte diğerleri gibi birisi hikayesini paylaşıyor, umut olur falan. Sonra biraz daha tanıdım ve öyle değildi, saçlarını traş ederken gülüyordu mesela. Biz şimdi elimize iki tel saç gelse hemen kıyameti koparıyoruz aman saçların dökülüyor diye. Sonra biraz daha tanıdım, bacağını kaybetmişti ve hayatta koşarak ilerliyordu. Biz, bugün bacaklarımız biraz kalın olunca beğenmemeye başlıyoruz. Sonra biraz daha tanıdım kemoterapi alıyordu – en ağırlarından- ama eğleniyordu. Biz, grip olunca yataklara düşüyoruz milyon ilaç içip kendimizi yerlere atıyoruz.

Onu biraz daha tanıdıkça utanmaya başladım çünkü tüm bu saydıklarım hepimiziz aslında… O kadar değer veriyoruz ki her şeye, kendimize verecek değer kalmıyor. Sonra biraz daha tanıdım onu, kendimi anlattı bana birbirimizi hiç tanımadığımız halde. Kendimi sevmeyi, saçımı, boyumu kilomu ve sol bacağımı Nesli sevdirdi bana ve birçoğumuza. Sonra iyice tanıdım onu. Tanışmak istedim aslında ama kısmet olmadı. Hayat, bize bu fırsatı vermedi. Hayat, ona yaşama fırsatını vermedi. Çünkü biz kötüydük, o iyiydi. Bize benzemesin diye çekti gitti belki de. Hala inanmak istemiyorum, sürekli sayfasına girip “Ha ha inandınız mı yok artık, tabii ki burdayım.” demesini bekliyorum. Bekliyoruz…

Onun bir görevi vardı sanki görevini tamamladı ve gitti…
Bize, kendimizi unuttuğumuzu hatırlattı…

Bu hayatı bir sefer yaşadığımızı, bizden bir tane daha olmadığını anlattı bize usulca. Şimdi bize ne düşüyor biliyor musunuz? İki kez yaşamak… Bir manzaraya iki kez bakmak, bir şarkıyı iki kez dinlemek, bir tatile iki kez çıkmak. Biri bizim için, biri Neslican için. O kendimizi bize hatırlattı. Şimdi onu unutmadan her sabah önce ona günaydın diyerek başlayın hayata, onun bize emanet ettiği yerden devam edin. Bir gün yanına gittiğimizde oturup bolca sohbet edebilelim. Bu hayatı, onu kalbinizin en canlı köşesine yerleştirip öyle yaşayın. Kalbiniz attıkça Nesli yaşasın. İlerde bir gün Neslican’ı anlatın herkese, herkes yaşasın onu ve onun gibi savaşçıları…

OKUDUĞUNU BİLİYORUM NESLİCAN, BİR YERLERDE OKUYORSUN, GÖRÜYORSUN, MUTLUSUN. KENDİNE İYİ BAK, ORALAR SANA BURALAR BİZE EMANET. BIRAKTIĞIN YERDEN TUTUP GETİRECEĞİZ SANA MERAK ETME.
MÜCADELEN ÇOK GÜZELDİ DEMİR KADIN. HUZURLA UYU..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

onur da ağlar-onur da ağlar şiiri-ahmet arif-ahmet arifin şiiri

ONUR DA AĞLAR

eski koltukta-eski koltukta şiiri-oktay rıfat horozcu -oktay rıfat horozcu şiiri

ESKİ KOLTUKTA