in , ,

BİR YER: Carnegie Hall

Carnegie Hall at night.

Dünyanın en ünlü konser salonlarından biri… New York/Manhattan’da bulunuyor. İskoçyalı hayırsever işadamı Andrew Carnegie tarafından yaptırılan bu muazzam mekan 1891 yılında açılmış. 1902 yılında çıkan bir yangından sonra mekan, bir okul haline getirilmiş ve kız okulu olarak hizmet vermiş. 1983 yılından itibaren ise tekrardan konser salonu haline getirilmiş ve dünyanın en iyi müzisyenlere kapısını açmış.

Devasa bir binaya sahip Carnegie Hall’in akustiği de normalin epey üstünde. The Beatles grubunun bu konser salonunu ölümsüzleştirdiği söyleniyor. Revaçta olduğu zamanlar hemen hemen her müzisyenin sahne almak için sınırlarını zorladığı bir yer haline gelmiş. Bir futbolcunun artık kendisini milli takımda göstermek istemesi gibi ya da bir basketbol oyuncusunun NBA’de oynamak istemesi gibi… Öyle kadim bir yermiş yani bu Carnegie Hall. Hâlâ da öyle olmaya devam ediyor.

İTÜ Türk Musikisi devlet konservatuarı müdürü keman sanatçısı Cihat Aşkın ile ABD’de yaşayan İstanbul doğumlu Ermeni asıllı ünlü piyanist Şahan Arzruni’nin verdiği Türk-Ermeni klasik müzik konseri’ne ev sahipliği yapan mekan aynı zamanda Fazıl Say ve Sertab Erener gibi ülkemiz sanatçılarına da sahne vermiş.

Carnegie Hall’in ağırladığı bazı mühim sanatçılar

Çaykovski
Charlie Parker
Paco Peña
Yehudi Menuhin
György Sándor
Fazıl Say
Atilla Engin
Ahmet Kanneci
Oscar Peterson
Feyruz
Mertol Demirelli
Big Bill Broonzy
Asia Carrera
Sertab Erener
Charles Aznavour
Frank Sinatra

Sektör müziği köşeye dursun kaliteli bir yerde kaliteli müzik dinlemek için eminim ki doğru bir yer. Üstelik marjinal olmakta gerekmiyor. Müzik aşkı sizi bir yerden bambaşka büyülü bir yere götürebilir. Bu mekanı keşfettiğim gibi yapılacaklar listeme “Carnegie Hall’de bir konsere katıl!” notunu düştüm. Neden olmasın ki. Biraz sabır biraz inanç biraz da para (biraz olduğundan pek emin değilim.) 🙂

Gitmek istediğim yerleri “BİR YER” ibaresi altında blog yazısı olarak paylaşmayı düşündüm. Bunu belli aralıklarla yapmayı düşünüyorum. Yeni yerler keşfetmeyi seviyorum. Paylaşımcı da olmaktan keyif alıyorum.

Tibet’in dini lideri Dalai Lama’nın bir öğretisi biz gezmeyi, keşfetmeyi seven insanlar için bir motto olabilir.


“Senede bir defa daha önce hiç görmediğin bir yere git.”

Ankara

Ah Be Üstad