AUSCHWİTZ - BİRKENAU GEZİMDEN Kısa Notlar

AUSCHWİTZ – BİRKENAU GEZİMDEN Kısa Notlar

Güneşli bir Polonya sabahında başkent Krakow’a birkaç saat uzaklıktaki kampa ulaştım. Etraf öyle yeşil ve sakindi ki, bir zamanlar burada katliam gerçekleştiğine, milyonlarca insanın acı çektiğine inanmak zordu. Bunları düşünerek geçirdiğim yolculukta ne bekledim bilmiyorum ama bu kadar huzurlu bir yer olduğunu düşünmemiştim. Sıraya girip, biletimi alıp, eşyalarımı emanete bıraktıktan sonra o “Arbeit Macht Frei” yazan kapıdan içeriye adım attım.

Arbeit Macht Frei “çalışmak özgürleştirir” demektir. Bu sözün neden yazıldığı hakkında bir çok iddia olmasına rağmen, benim anladığım: “Biz çalıştık, şimdi özgürüz. Şimdi siz çalışın ve özgürleşin.” demek istedikleriydi. Bu kamp iki kısımdan oluşuyor. Yani Auschwitz ve Birkenau farklı kamplar. İnsanlar Auschwitz’e sığmamaya başlayınca Birkenau’ya taşınmışlar.

AUSCHWİTZ - BİRKENAU GEZİMDEN Kısa Notlar

-AUSCHWİTZ-

Bu kısımda genellikle doktorlar, askerlerin çoğu ve bazı mahkumlar tutulmuş. Tutuklanması belirlenen insanlara burası için “Yaşayacağınız yeni yer.” denilmiş. İnsanlar da burayı bir hapishane, ölüm kampı olarak değil de yaşam alanı olarak gördükleri için, üstüne isimlerini yazdıkları bavullarına taraklar, traş malzemeleri, güzel giysileri, birkaç kavanoz yemek, kap kacak, ibadet malzemeleri gibi eşyaları doldurmuşlar. Tüm bavullar “Size geri verilecek.” denilerek ellerinden alınmış ve vagonlara doldurularak buraya getirilmişler. Şimdi cam bölmeler ardında sergilenen bu eşyalar dağ oluşturmuş. Bavulların üstündeki isimleri okuyabiliyorsunuz. “Anna, Wilhelm, Franz…”

İnsanlar geldiklerinde muayenelerden geçirilmiş, çalışabilecekler ve çalışamayacaklar olarak iki gruba ayrılmışlar. Çalışamayacak olanlar genellikle çocuklar, yaşlılar ve engellilerden oluşuyormuş. Kadın erkek demeden saçları kazınmış ve vücutlarına iğneler ile numaralar kazınmış. O ünlü çizgili pijamaları verilmiş. Yaklaşık 1950 kg saç kesilmiş ve tekstil amaçlı kullanılmak üzere fabrikalara gönderilmiş.

Etrafta dikenli teller, duvarlar ve gözetleme kuleleri var. Kaçmak neredeyse imkansız. Çalışabilecek insanlar berbat barakalara dolduruluş, çalışamayacaklar ise gaz odalarına veya deney yapılmak üzere revire gönderilmiş. Binaları insanların cinsiyetlerine ve ırklarına göre ayırmışlar. Bir deri bir kemik kalmış insanların fotoğraflarıyla, çocuk elbiseleriyle, ayakkabılarıyla dolu bu binaları gezerken insan insanlığından utanıyor. Bence en kötüsü bebek kıyafetlerinin olduğu bölümlerdi. Anneleri, babaları üşümesinler, ayakları ıslanmasın diye öyle güzel botlar, fiyonklu minik elbiseler almışlar ki…

AUSCHWİTZ - BİRKENAU GEZİMDEN Kısa Notlar

Çocuklar ve anneleri için Birkenau kampında özel bir baraka yapılmış. Kümesi andıran, pis ve soğuk taş duvarlar arasına sıra sıra dizilmiş, tahtadan yapılmış üç katlı ranzalarda kalmışlar. Çocuklar kaldığı için duvarlara birkaç resim çizilmiş. Bir resimde okula giden küçük bir çocuk var. Okulun üzerinde “Schule” yani Almanca “okul” yazdığı dikkatimi çekti. Özel seçilen sarışın, renkli gözlü, beyaz tenli çocuklar anneleriden ayrılıp Alman ailelere evlatlık olarak verilmiş. (Çünkü üstün saydıkları Aryan ırkının fiziksel görünüşü bunlardan oluşuyor. Hatta Alman olup sarışın olmayan çocukların saçları radyasyon ile sarılaştırılmaya çalışılmıştır.) Geri kalan “beğenmedikleri” çocuklar ise deneylerde kullanılmış veya gaz odalarına yollanmış.

Auschwitz kampında koridorlar yüz binlerce insanın resimleriyle dolu. Büyük ihtimalle belgeleri için hepsinin fotoğrafları çekilmiş. Her birinin saçı kesik olan bu insanların hasta yüzlerinde, bazen korku, bazen vazgeçmişlik gibi gelen donuk bakışları görmek mümkün.

Turun sonunda sağlam kalmış tek gaz odasına doğru ilerliyoruz. Tur rehberi saygı duyulması için içeride konuşmamamızı rica ediyor. Sessizlik içinde o karanlık odaya giriyoruz. Verilen gazın etkisiyle duvarlar bile aşınmış. Duvarlarda yukarıya doğru uzanan ince birkaç boru var. Etrafta çakmak, ateşli alet yakılmaması hakkında uyarı levhaları var. Gaz, yıllar sonra dahi alev alabilecek kadar sinmiş odaya, garip kokudan bahsetmiyorum bile. Hemen yandaki odada birkaç fırın var. Düşünceli insanlar olmalılar, cesetleri taşımak kolay olsun diye hemen yanına kurmuşlar fırınları.

AUSCHWİTZ - BİRKENAU GEZİMDEN Kısa Notlar

-BİRKENAU-

Burada yüzlerce uzun baraka mevcut. Çalışamayacak insanlar ayrı barakalarda tutulmuş ve ölüm yolu olarak anılan, dikenli tellerin arasıdan gaz odalarına yürümüşler. Burada başta gaz odaları olmak üzere birçok baraka yerlebir edilmiş. Savaşın bittiğini anlayan Alman subaylar buraları dinamitle patlatıp, işledikleri insanlık suçunun kanıtlarından kurtulmak istemişler. Yolun en sonunda anıt niteliğinde kocaman bir heykel var. Oldukça büyük ve karmaşık. Çekilmiş acıların, kasosun bir simgesi… Bu heykele ve birçok barakaya ellerinde çiçeklerle gelen insanları görmek mümkün.

 2020’de kimsenin ırkı, dini, cinsiyeti, coğrafyası yüzünden cezalandırılmaması, öldürülmemesi dileğiyle…

AUSCHWİTZ - BİRKENAU GEZİMDEN Kısa Notlar

Paylaş

Bir cevap yazın

Log In

Forgot password?

Don't have an account? Register

Forgot password?

Lütfen hesap bilgilerinizi girin, şifrenizi sıfırlamanız için size bir link gönderelim.

Your password reset link appears to be invalid or expired.

Log in

Privacy Policy

Add to Collection

No Collections

Here you'll find all collections you've created before.