ARKADAŞLIK VE DOSTLUK ARASINDAKİ KALIN ÇİZGİ

ARKADAŞLIK VE DOSTLUK ARASINDAKİ KALIN ÇİZGİ

Bir söz duymuştum:

“Üç çeşit dost vardır;

1) Gıda gibidir, her gün onu ararsın.

2) İlaç gibidir, bazen ihtiyaç duyduğunda ararsın.

3) Hastalık gibidir, o seni bulur.

Bana göre 1. Madde dışındaki betimlemeler dostun tanımı olmaz. Evet ilaç gibidir dost. Sevgisiyle, verdiği destekle ilaç gibi gelir ruhumuza. Ama bazen ihtiyaç duyduğumuzda aradığımız kişi dost değil arkadaştır. Çünkü insan, dostunu her an yanında ister. İşi düştüğünde veya bazen değil. Hastalık gibi de değildir dost çünkü kimse hasta olmayı istemez. Olabildiğince kaçmaya çalışır hatta. 😅3. Madde bence arkadaşın tanımı ama sadece işi düştüğünde yanımızda olan arkadaş. 🙄

Görüldüğü üzere çeşitli sözlerde bile arkadaş ve dostluk kavramı karıştırılabiliyor. Günlük hayatta da böyle değil midir zaten? Kimi insanlar vardır dost mu arkadaş mı olduğunuzu anlamazsınız. Şimdi 2 küçük soru sormak istiyorum. “Hayatınızda en kötü anlarınızda yanınızda kim/kimler vardı? En mutlu anlarınızda kim/kimler sizin mutluluğunuzu en ufak bir kıskançlık beslemeden paylaştı?” İşte bu soruları düşündüğünüzde aklınıza gelen isimler sizin gerçek dostlarınız. Hatta şimdi onlarla yaşadığınız güzel anları düşündüğünüzü tahmin edebiliyorum. Dostlarınız her zaman sizin iyiliğinizi düşünür. Dost acı söyler atasözünde olduğu gibi kimi zaman bizim iyiliğimiz için tüm gerçekleri acı noktalarıyla paylaşırlar.

ARKADAŞLIK VE DOSTLUK ARASINDAKİ KALIN ÇİZGİ

İyi dostluklar hesapsız kurulur. İçinde beklenti yoktur, çıkarsızlık vardır. İhanet yoktur, güven vardır.

Gelelim arkadaşlığa. Arkadaş çok geniş bir kavram aslında. Arkadaş kavramını çeşitli kategorilere ayırmamız mümkün. “İşi düştüğünde yanınızda olan arkadaş, sizin işinizin düştüğü arkadaş, sınıf/okul arkadaşı, çeşitli etkinliklerde tanıştığınız arkadaş vb.” Gördüğünüz gibi iyi arkadaş kategorileri olduğu gibi kötü arkadaş kategorileri de var. Ancak dostun kötüsü olmaz. Şimdi belki şunu diyebilirsiniz dostum dediğim kişi bana ihanet etti falan diye. Demek ki karşınızdaki kişi hiçbir zaman sizi dostu olarak görmedi. Acı bir gerçek ama durum bu.

İşte bu gibi üzücü durumlarla karşılaşmamak için arkadaşınız olan kişi/kişiler ve dostunuz olan kişi/kişiler arasındaki ayrımı iyi yapmalısınız. Sırlarınızı, sorunlarınızı yansıttığınız kişilere dikkat etmelisiniz ki dertlerinizi size koz olarak kullanmasın. Elbette ki insanız ve hata yapabiliyoruz. Kimi zaman yanlış kişilere güvenmeniz çok normal. Fakat karşınızdaki kişinin sizi rahatsız eden bir davranışını gördüğünüzde öncelikle uyarın, yine davranışını tekrarlarsa araya mesafe koyun. Gerekirse son çare arkadaşlığınızı bitirin. Diğer türlü bu davranışlara göz yumup memnunmuş tavırları takınınca her şeyin içinize nasıl da dert olduğunu siz de fark edeceksiniz. Etrafınızda iyi huylu arkadaş ve dostlar barındırdıkça kendinizdeki pozitif gelişmelerin ve mutluluğunuzun farkına varacaksınız.

Kimle gezdiğinize, kimle arkadaşlık ettiğinize dikkat edin. Çünkü bülbül güle, karga çöplüğe götürür. -Hz. Mevlana

ARKADAŞLIK VE DOSTLUK ARASINDAKİ KALIN ÇİZGİ

Paylaş

Bir cevap yazın