Apple’ın Müzik Endüstrisine Etkisi

Apple’ın Müzik Endüstrisine Etkisi

Spotify veya benzeri müzik servislerini açıp, istediğimiz şarkıyı dinlemek çoğumuzun günlük rutininde basit bir alışkanlık. Ancak bu alışkanlığımıza bir günde ulaşmadık. 21. Yüzyıl, çoğu alanda olduğu gibi müzik üretimi ve tüketiminde de devrimlerle birlikte geldi.


1. iTunes’un Doğuşu 

2000 Yılında, “robotlar bize ele geçirecek” tartışmaları hâlâ sürerken iTunes, “SoundJam MP” adıyla Apple tarafından değil, farklı bir şirket tarafından bir yaratıldı. 2000 Yılında Apple, SoundJam MP’yi satın aldı ve 2001 yılında iTunes olarak kullanıcılarına sundu. Tabii ilk başlarda müzik satışı yapamayan bu iTunes, şarkıları iPod’a bile atamıyordu (iPod’un piyasaya sürülmesine hala vakit var). Bir zamanlar neredeyse tüm Windows bilgisayarlarda olan “Nero” gibi, var olan şarkılarınızı paketleyip CD’ye yazıyordu. O dönemde büyük sayılabilecek hiçbir platform da bulunmamaktaydı. Büyümeye çalışan platformlarda davalar ve para cezaları -O dönem Metallica’nın Napster’a açtığı davalar ses getirmişti.- dolayısıyla piyasaya tutunamamaktaydı.

2003 Yılında ise “iTunes Store” satışa başladı. Şarkı başına 0.99 dolar ve albüm başına 9.99 dolar fiyat listesi iki taraf için de dengeli ve makul bir seviyeydi. Bu ve takip eden yıllar Türkiye için Azerice sitelerden korsan mp3 indirmekle geçse de 2003 yılından 2010 yılına gelindiğinde iTunes Store, yalnızca en büyük dijital müzik satış platformu değil, tüm dünyada en büyük müzik satış platformu haline gelmişti.

Apple’ın Müzik Endüstrisine Etkisi

iTunes’un ilk zamanlardaki kullanım kolaylığı maalesef son sürümlerinde iyice kaybolmuş durumda.


2. iPod

Piyasaya ilk sürülen taşınabilir müzik çalar olmasa da dilediğimiz kadar çok şarkıyı yanımızda taşıma olgusunu bize aşılayan bir ürün iPod. iPod öncesinde müziğin taşınabilir olması bu denli kolay ve günlük hayata entegre değildi. Günümüze gelene kadar farklı farklı boy, şekil ve depolama kapasiteleriyle gelen iPod, çağımıza elbette ayak uyduramadı. Yalnızca tek bir kullanım amacı olan çoğu ürün gibi, İpod da yerini akıllı telefonlara bıraktı. Şu an Apple, iPod satışlarına devam etse de çok küçük bir kitleye hitap ediyor ve satışlarında çok küçük bir yüzdede yer alıyor.

Apple’ın Müzik Endüstrisine Etkisi

iPod ve ikonikleşen “click wheel”


3. Müziğin Dağıtımındaki Gelişmeler

Radyolar, taş plaklar, kasetler ve CD’lerin sonunun gelmesi gibi, var olan o anki teknolojinin de yenisiyle değiştirilmesi kaçınılmaz oluyor. Eski teknolojilerin aksine 21. yüzyılda olmamız da bu değişimi hızlandırıyor. Tabii ki müziğin direk satışının tamamen bitmesini beklemek -hala bir plak piyasasının olduğu gibi- olanaksız ancak artık yeni bir moda var. O da müziği “stream” etmek. Türkçe karşılığı “akış” olan bu kelime şu anlama geliyor; şarkıyı satın almak yerine internet üzerinden belirli sağlayıcılar aracılığıyla şarkıyı dinliyorsunuz. Bu belirli sağlayıcılara da aylık ya da yıllık belirli bir abonelik ücreti ödüyorsunuz.

Günümüzde en bilindik Müzik Stream uygulamalarından biri Spotify. 2006 Yılında kurulan İsveçli şirket, günden güne öyle güç kazandı ki, 2015 yılına gelindiğinde Apple, “Apple Music” i duyurarak Spotify’a ve diğer stream uygulamalarına cevap vermek zorunda kaldı. Ancak bu geç atılmış bir adımdı ve hâlâ satış gelirleri ve toplam kullanıcı sayısında Spotify’ın iki boy gerisinde kalıyor.

Apple’ın Müzik Endüstrisine Etkisi


4. Müzik Üretimi

Bir hit şarkının üretilmesi için gereken çevreyi düşündüğümüzde devasa stüdyolar, aşırı pahalı ekipmanlar, analog compressorlar ve limiterların alt alta dizildiği raflar, hepimizin gözünün önüne gelen ilk manzara. Ancak -teknoloji sağolsun- bu gerçeklik yalnızca bir bilgisayar, bir kulaklık ve isteğe bağlı bir midi klavyeye dönüşmüş durumda. Apple ise bu piyasada uzun bir süredir var olmaya devam ediyor.

Garageband ve Logic Pro X “DAW” olarak adlandırılan, Apple’ın kullanıcılarına sunduğu iki program. “DAW” Türkçeye “dijital ses işleme istasyonu” olarak çevrilebilir. Bu programlar sayesinde herkes, istediği yerde sıfırdan şarkılar üretebilmekte. Apple, başlıca bu iki servisi ile birlikte, müzik üreticilerinin tercihi olmuş durumda. Öyle ki “oyun oynayacaksan Windows, müzik yapacaksan Apple” gibi yanlış öneriler bile oluşturacak kadar büyük bir müzik prodüktörleri kitlesi, Apple’ı ve Apple’ın ürünlerini tercih ediyor. Doğru adımlar, güzel kurgulanmış reklamlar ve tabii ki ürünlerin işi doğru yapmasıyla, Apple bu piyasada da güçlü şirketlerden bir tanesi.

Apple’ın Müzik Endüstrisine Etkisi


Apple, müzik endüstrisinde tecrübesi ve sunduğu imkanlarla yerini çoktan sağlamlaştırdı. Bünyesindeki kullanıcılarına sunduğu ekosistem o kadar iyi çalışıyor ki, çoğu kullanıcı bu ekosistemden ayrılmayı göze alamıyor. Bu ekosistemin avantajları yanında belki de en büyük dezavantajı ise tekelleştiğini bilen Apple, kullanıcılarının istekleri yerine kendi doğrularıyla hareket edebiliyor. Kişisel olarak beni de rahatsız eden bu olgu, endüstrinin farklı kollarında alternatiflerin çıkması ile kırılmaya başladı. Bu rekabet halinden en çok faydalananlar ise elbet biz kullanıcılar olacaktır.

Apple’ın Müzik Endüstrisine Etkisi

Paylaş

Bir cevap yazın