in

17 Yaşında İşten Kovulmak

Yıl 2015, İstanbul gibi yaşam şartlarının çok zor olduğu bir şehirde yaşamaya çalışıyorum. Bazı nedenlerden dolayı okumadım (hâlâ pişman olmuş değilim) o yüzden bir şekilde aileme katkı sağlamak zorundayım. 16 yaşından beri bir oyun şirketinde oyun geliştirmeyle uğraşıyorum. 1 yıl oldu, patronla hiçbir şekilde sorunum olmuyordu ta ki son aya kadar.

Dünyanın her tarafında olan bir etkinliğe katılmak istedik şirketteki 3 arkadaşla beraber. Etkinlik 2 gün sürüyor ve 2 gün içerisinde bir video oyunu geliştiriyorsunuz. Cuma günü işten biraz erken çıkıp etkinliğe gitmek için izin istedik ancak patron olumlu bakmadı. Yinede hiç sıkıntı yoktu, iş çıkışı gidecektik ki gittik. Bilgisayarlarımızı götürdük. Bahçeşehir Üniversitesinde etkinliğe katılmıştık oyun projesini planını yaptık başladık. Geliştirirken saat 23:00 civarı patron beni telefonla aradı ve ben açmadım çünkü hem mesai saati dışında hemde iş üzerinde çalışıyorduk. Açmamak için haklı sebeplerim vardı. Mesaj atarak bildirdim ancak bana ısrar etti telefonu aç diye ben açmayacağımı söyledim. Peki dedi ve pazartesi iş çıkışını yapalım dedi. Bende hiç takmadım ve tamam dedim, ancak bu cevaptan sonra dahada sinirlenmiş olmalı ki diğer 2 arkadaşa mail yoluyla kovmuş. Benim kovduğunda sıkıntım yoktu ancak benim yüzümden diğer 2 arkadaşı çıkarınca ister istemez mahcup oluyor insan ve morali bozuluyor. Ancak arkadaşlarım benim bir kabahatim olmadığını bana belirtiyorlardı.

Ülkemizdeki yasalar her zaman işçinin yanında olmaktadır, o yüzden beni hemen çıkarma gücü yoktu.

İşte o zaman işçi ve işveren arasındaki hukuki olayları araştırmıştım ve bilinçlenmiştim. Pazartesi işe gittiğimde ihbar süremi kullanmak istiyorum hesapladım 28 gün daha çalışma sürem var dedim. Patron dediğim kişi bana ihbar süresinin ne olduğunu sordu. Güya bilmemezlikten geldi. 28 gün daha çalıştım ve işte o adamın gerçek yüzünü o saatten sonra görmüştüm. Sırf telefonunu açmadığım için beni kovan ve beklediği cevap gelmeyince gururuna yediremeyip diğer çalışan arkadaşlarıda kovan egoist bir insandı. 28 günün sonunda almam gereken yıllık izin günlerimin parası, kıdem tazminatım ve her gün iş arama hakkım olan 2 saatlik sürelerimin parasını almam gerekiyordu. Çıkış kağıdım önüme geldi okudum tazminatımı ve diğer ödemelerimi alıyorum gibi maddeler vardı. İmzaladım ve sundum artık iş çıkışımı yapmıştım. Aradım ve tazminat ve diğer ödemelerin nasıl olacağını sordum ve bana işten sen kendin çıkmıyor musun demişti. Şok olmuştum o an, hayatımda iki yüzlü, bunun kadar yalancı bir insan daha tanımamıştım üstelik bu insan İstanbul’da hatırı sayılır bir üniversitede Yar.Doç olarak görev yapıyordu. Ben biraz hararetli konuşarak onun yaptıklarını anlattım. Bana sırf kıdem tazminatı vermemek için kovmaktan vazgeçiyorum dedi, bunu duyduktan sonra daha da tartışmaya başladık ve sadece lanet okuyup çekip gitmek geldi elimden. Çünkü kalıp çalışsam o ortamda nasıl çalışabilirdim. Kovduğuna dair bir çok kanıtım vardı elimde ancak benim avukatım yoktu, dava açacak zamanım ve param yoktu.

Ben hayatta kalmaya odaklı İstanbul’da zar zor yaşayan bir insandım. Acilen yeni iş bulmam gerekiyordu, sigortadan beni istifa etti diye gösterdiği için işsizlik maaşı’da alamadım. Tüm bunlara rağmen hiçbir şekilde ümidi asla kaybetmedim. Kovulmanın, vermiş olduğu duygu ve hissiyat çok güzel bir şeydi ancak bu şekil kovulmak üzücü ama deneyim vericiydi. Hayatta pes etmemek gerekiyor ne kadar zor durumda olsak da, her ne kadar haksızlığa uğrasak da inandığınız sürece size kimse engel olamıyor. Şükür şuan çok daha bir patronun yanında, oyun şirketinde yine aynı işi yapıyorum ve çok mutluyum iş hayatımdan. Bunlarda bana anı ve deneyim olarak kaldı. Eğer kovulduysanız sakın ümitsizliğe ve pes etmeye meyilli olmayın. Aksine kovulmak, başarısız olmak gerekiyor hayatta. Acıları yaşayarak acılara karşı direnç gösterebiliriz.

Deneyim sahibi olmak için hayatta kaybedin, başarısız olun önemli olan pes etmemek. Ne demiş önderimiz “Zafer, zafer benimdir diyebilenindir”.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Mutlu Olmayı Bekleme, Mutlu Olacağın Ortamı Yarat

Kaybederek Başarıya Ulaşmak