in ,

12 Yaşındaki Ben

“Eda, merhaba, reklam ekibi için bir şey uydurmamız gerek. Sana bazı reklamlar göndereceğim. Onları, bizim tasarımlarımızla uydurursun…”
 
Beynim,yanmak üzere.
 
“… Bir şey buluruz. Kısa bir süre içinde gönderirim.”
 
Göz kapaklarım ağırdı. Beynim, patronumun ağzından gelen sözleri reddediyor. 28 Yaşındayım. Reklam mı? Ben neredeyim?
 
Birdenbire, 12 yaşındaki Eda yanımda duruyor. Ne kadar da genç. Bana bakıyor, oturduğum sandalyeye bakıyor, sonra ekranıma, sonra yine bana dönüyor. Ağzı açılıyor.
 
“Sen çok sıkıcısın. Bu ne böyle?”
 
“Evet, biliyorum. Bu güzel değil ama bir pla..”
 
“Hayatımıza ne yaptın?”
 
“Dinle. Bir planım var hem de bu iş ile bir ilgisi yok.”
 
“Şu anda çok mutluyum. 12 Yaşındayım, yetenekli ve başarılı biri olacağımı biliyorum. Bu kesin. Ama ben burada durmuş, sana bakıyorum… Sen, orada oturup, her gün, günde dokuz saat bir koltukta oturduğunu mu söylüyorsun? 16 Yıl sonra bana tek söyleyeceğin bu mu? Hadi ama..”
 
Parmaklarına bakıyorum.
 
“Ne halt ediyorsun sen?”
 
“İyi bir işim var. Bu iş için insanlar birbirini öldürecek!”
 
“Başkası için asla çalışmamaya yemin ettiğimiz günü unuttun mu?”
 
“Bak çocuk, hayat gerçekten öyle değil. Bir iş bulup çalışmalısın.”
 
“Annem gibi konuşuyorsun.  Onunda her gün söylediği  bu. Ve ikimiz de saçmalık olduğunu biliyoruz. Demek istediğim … gözlerinde görebiliyorum. Bunun saçmalık olduğunu sende biliyorsun. Yine de işte buradasın. Neden bu kadar çok değiştin?”
 
“Sırtım ağrıyor.”
 
“O kadar uzun süre sandalyede oturuyorsun, belinin yerinde olduğuna dua et. Bak sana bir tavsiye vereceğim. Kahretsin ya, ben sadece 12 yaşındayım, sana tavsiyelerde bulunacağıma inanamıyorum. Senden daha akıllı mıyım? Bu iş den vazgeçmen lazım…”
 
“Bu saç..”
 
“Bu-bu-bu- SHHH. Sana iyi gelecek, sende burada mutlu değilsin ki. Hadi ama Eda. Bu konuda düşünme. Tekrar yaşa, kendinle yarış, kork, heyecanlan, mutlu ol. Tekrar başla. Beni gururlandır. Eda, şu an seninle gurur duymuyorum. Ben bunu istemiyorum.”
 
“Biliyorum.”
 
“Artık 28 yaşındasın, senin için gerçekten de değişen bir şey var mı? Kalbinde yani.”
 
“Hayır …  yastığa kafamı koyup düşündüğümde, her şey hala aynı. Ben hala yaşıyorum. “
 
“O halde kalbimizi görmezden gelmeyi bırak. Hayallerimizi takip et.”
 
“Bilemiyorum, bu kolay değil. Sen gerçekten orada bile değilsin.”
 
 “Kolay. Bu yüzden ben mutluyum, sen değilsin. İşlerin bu noktaya gelmesine sen izin verdin.”
 
“Bak, şuna bak. Üzerinde çalıştığım bu hikaye var. Eğer devam edersem, bu işi bırakabilirim”
 
“Hikaye mi?”
 
“Evet, hikaye. Eski günlerdeki gibi.”
 
“Evet eski günlerdeki gibi.” dedi son olarak yüzünde küçük bir gülücükle. “Senin sadece bundan ibaret olmadığını biliyordum Eda. Sen bu kadar değişemezdin.”
 
“Bir daha geldiğimde seni burada ziyaret etmek istemiyorum.” dedi ve gitti.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başarılı Olmak İçin

Tatiller